logo

04 Nisan 2018

Bu kez konu şekerin ‘iyileştirici’ özelliği

Doktorlar şekerin sağlığa yararlı bir özelliği üzerinde çalışıyor. Antibiyotiğin işe yaramadığı yaraları iyileştirmede şeker kullanılabilir.

Zimbabve’nin yoksul bir köyünde büyüyen Moses Murandu, çocukken düşüp bir yerini sıyırdığında veya kestiğinde yarasına hemen tuz basılırmış. Şanslı günündeyse, babası para verip toz şeker aldırır, yaraya şeker dökülürmüş.

Murandu, yaraya şeker döküldüğünde daha çabuk iyileştiğini biliyormuş. Ama 1997’de hemşire olarak çalışmak için İngiltere’ye geldiğinde hastanede yara tedavisinde şeker kullanılmadığını görünce bu durumu değiştirmeye girişmiş.

Murandu’nun şekerle ilgili önerileri artık ciddiye alınıyor. Wolverhampton Üniversitesi’nde hemşirelik dersleri veren Murandu, yara bakımında şeker kullanımı ile ilgili burada yaptığı pilot çalışmadan dolayı geçen ay Journal of Wound Care’den (Yara Bakım Dergisi) ödül aldı.

Dünyanın yoksul bölgelerinde antibiyotik almaya gücü yetmeyen insanlar için bu tedavi büyük bir olanak olabilir. Ama İngiltere’de de ilgi uyandırdı. Bazı yaralar enfeksiyon kaptığında antibiyotiğe cevap vermeyebiliyor.

Şeker yarayı kurutuyor

Murandu, şekerle yara tedavisi için sadece toz şeker ve sargı bezi gerektiğini söylüyor. Yaraya toz şekeri döküp üzerini sargı bezi ile kapatıyorsunuz. Toz şeker tanecikleri, bakterilerin çoğalmasına neden olan nemi emerek yaranın daha çabuk iyileşmesini sağlıyor.

Murandu’nun laboratuvarda yaptığı deneyler bunu kanıtlıyor. Dünyanın başka bölgelerinden de bu sonucu destekleyen veriler var. Murandu, çalışmalarını bir üst aşamaya taşıyarak İngiltere’deki hastaneleri bu tedavi konusunda ikna etmek istiyor. Ama yeni çalışmalar için mali desteği genellikle ilaç firmaları veriyor ve bu firmalar patent almayacağı bir çalışmayı desteklemiyor.

Yapılan pilot deneylerde, şeker yoğunluğunun az olduğu durumlarda bakterilerin çoğaldığı, ama yüksek yoğunlukta bakterilerin sınırlandığı görüldü.

Murandu bu ilk deneyleri Zimbabve, Botsvana ve Lesotho’da yapmıştı. Hastalarından biri ayağında yarası olan bir kadındı.

“Kadının yeğeni beni aradı. Ayağında beş yıldır tedavi edilemeyen korkunç bir yara varmış. Doktorlar ayağını ampüte etmeye hazırlanıyormuş. Ona, yarayı yıkamalarını, üzerine toz şeker dökmelerini, bekleyip bu işlemi tekrarlamalarını söyledim.”

Murandu, kadının yarasının iyileştiğini söylüyor. Bu örnek, özellikle antibiyotik almaya gücü yetmeyen insanların şekerli tedavi yöntemine neden bu kadar ilgi duyduğunu gösteriyor.

Diyabet hastaları?

Murandu İngiltere’de 41 hasta üzerinde klinik çalışmalarını tamamladı. Deneylerinin sonucunu henüz yayınlamamakla birlikte birçok ulusal ve uluslararası konferanslarda sunumlar yaptı. Burada sorulan sorulardan biri, bacak ve ayaklarında yara çıkan diyabet hastalarına şekerle yara tedavisinin uygulanıp uygulanamayacağına ilişkindi.

Diyabet hastalarının kanındaki glikoz seviyesinin kontrol altında tutulması gerekir. Ama Murandu şekerli yara tedavisinin diyabet hastalarında da başarılı olduğunu, yaraya şeker dökmenin glikoz seviyesini artırmadığını gördü.

Hayvanların tedavisinde kullanılıyor

Murandu, insanlar üzerinde araştırmasına devam ederken ABD’de veteriner Maureen McMichael da aynı yöntemi yıllardır hayvanlar üzerinde denediğini söylüyor.

McMichael, hayvanların yara tedavisinde şeker ve bal kullanmaya 2002’de başlamış. Bal ile yara tedavisi de en az şeker kadar etkili, ama biraz daha pahalıya mal oluyor.

Bir keresinde pitpull cinsi köpeklerin saldırısına uğramış ve her bacağında 40’a yakın yarası olan bir köpek McMichael’ın şeker ve bal tedavisi ile sekiz haftada iyileşmiş.

Ucuz olmanın yanı sıra şekerin başka bir avantajı daha var: antibiyotik kullanımının yaygınlaşmasıyla, bakteriler ona karşı direnç geliştirdi. Yani antibiyotiklerin artık etki göstermediği yaralarda şeker kullanarak iltihap kurutmak mümkün olabilir.

Doğal şeker

İngiltere’de Sheffield Üniversitesi’nde doku mühendisliği uzmanı Sheila MacNeil ise vücutta doğal oluşan şeker yoluyla kan damarlarının yeniden oluşumunu hızlandırma konusunda araştırma yapıyor.

MacNeil tümörleri incelerken DNA’nın (deoksiriboz) parçalanması sırasında belli bir şekerin oluştuğunu tespit etti. Bu şeker, yumurtadaki civcivlerin etrafını saran zara şırınga edildiğinde iki katı fazla damar oluştuğunu gördü.

Ama vücudumuzda bu şekilde doğal yoldan oluşan şekerler Murandu’nun kullandığı şekerden farklı. MacNeil, yeni araştırmaların iki türlü kullanılabilecek şekerin bulunmasına yönelmesi gerektiğine inanıyor.

Wolverhampton’da ise Murandu, şeker tedavisini uygulayabileceği bir klinik kurmak istiyor. Çalıştığı tüm ülkelerde şekerin yara tedavisinde kullanılmasını ümit ediyor. Yaraları konusunda kendisine danışmak üzere birçok yerden e-posta alan Murandu, daha sonra onların iyileşmiş haldeki fotoğraflarını ve teşekkürlerini içeren mektuplar aldığını söylüyor.

Yara tedavisinde şeker kullanımı, gelişmekte olan ülkelerde yoksulların başvurduğu çok eski bir yöntem. Ama Murandu ancak İngiltere’ye geldikten sonra anlamış tıp dünyasında şeker kullanımının önemini.

“Tıpkı şeker gibi bu bilgi de Zimbabve’den ham geldi, burada rafine oldu ve şimdi de Afrika’daki insanların kullanımı için geri gönderiliyor.” (bbctürkçe)

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.