logo

Uzlaşı imkanının daraldığı gözleniyor

İngiltere ile Avrupa Birliği (AB) birlikteliğinde sona yaklaşılırken taraflar müzakerelerde Kuzey İrlanda sorunu başta olmak üzere kritik alanlarda uzlaşıya varamıyor.

AB üyesi 28 ülke liderinin 18-19 Ekim’de Brüksel’de gerçekleştireceği zirvede ele alınacak ana başlıklardan birini Brexit sürecinin geleceği oluşturacak.

İngiltere ve AB tarafı bu zirvede ortak bir metin üzerinde anlaşma zemini arasa da kritik konulardaki görüş ayrılıklarının sürdüğü ve uzlaşı imkanının daraldığı gözleniyor.

Taraflar arasında uzlaşması en güç konuların başında İrlanda sınır meselesi, ticari ilişkilerin geleceği, Avrupa Adalet Divanının bağlayıcılığı geliyor.

KUZEY İRLANDA SORUNU

İngiltere’nin birlikten ayrılmasının ardından, AB üyesi İrlanda Cumhuriyeti ile Birleşik Krallığın parçası olan Kuzey İrlanda arasındaki sınır üzerinden yapılacak ticaret ile ilgili görüş ayrılıkları henüz giderilebilmiş değil.
AB, Brexit müzakereleri çerçevesinde Kuzey İrlanda’nın, Gümrük Birliği içerisinde kalmasını ve ürünlerde AB mevzuatlarının geçerli olmasını talep ediyor.

Kuzey İrlanda ve İrlanda arasında bir iç sınır uygulanmasının kabul edilmeyeceğini belirten AB yetkilileri, Kuzey İrlanda’nın tarım, çevre, gümrük, rekabet ve elektrik piyasaları gibi konularda AB kurallarına uymaya devam etmesi gerektiğini ve yasal uzlaşmazlıkların Avrupa Adalet Divanının görev alanına girmesini savunuyor.
İngiltere, Kuzey İrlanda konusunda aldığı tutumla AB’nin İngiltere’nin toprak bütünlüğünden vazgeçmesini beklediğini öne sürüyor.

Brüksel, Birleşik Krallığın Birlikten çıkışına onay verirken, Birleşik Krallığın bir parçası olan Kuzey İrlanda’yı Gümrük Birliği dahil AB mevzuatına tabi tutmak istemesi tartışmanın ana nedenini oluşturuyor.

TİCARET

Brexit’in gerçekleşmesinin ardından tarafların kuracağı ekonomik ilişkinin nasıl şekilleneceği konusunda da görüş ayrılıkları yaşanıyor. AB’nin bu konuda sadece iki seçenek sunduğunu vurgulayan Londra yönetimi, ilk seçeneğin İngiltere’nin Avrupa Ekonomik Bölgesi ve Gümrük Birliği içinde kalmasını içerdiğini belirtiyor.

Londra, bunun İngiltere’nin AB kurallarına uyması ve AB’den denetimsiz göçün sürmesi, başka ülkelerle de istediği ticaret anlaşmalarını yapamaması anlamına geleceğini savunuyor. İngiltere, diğer seçeneğin ise Birleşik Krallığın bir parçası olan Kuzey İrlanda’nın Gümrük Birliği dahil AB mevzuatına tabi tutulmak istenmesi olduğunu ifade ediyor.
Öte yandan İngiliz hükümeti, 6 Temmuz’da açıkladığı yeni müzakere yaklaşımında, AB ile özel serbest ticaret ve gümrük anlaşmaları yapılmasına kapı aralamıştı.

May, Kuzey İrlanda konusunda tarafların mutabık kaldığı çözüme ulaşılmadıkça İngiltere’nin belirsiz bir süre için bütün olarak Gümrük Birliği içinde kalmasına yol açacak bir “tedbir” maddesini de kabul etmişti. Ancak bu karar muhalifler tarafından ciddi biçimde eleştirilmişti.

AVRUPA ADALET DİVANININ ROLÜ

Müzakerelerde öne çıkan bir başka sorunlu madde ise AB’nin en yüksek mahkemesinin Brexit sonrasındaki rolü.
AB, Avrupa Adalet Divanının Birleşik Krallık ile yaşanabilecek herhangi bir anlaşmazlıkta nihai karar merci olmasını istiyor.

Brüksel’in bu talebi, AB mahkemesinin yargı yetkisinden kurtulacağına dair söz vermiş olan İngiliz hükümetini zor durumda bırakıyor.

Bununla birlikte, İngiltere’nin AB’den anlaşma olmadan ayrılması halinde hükümetin mevcut politikası Mart 2019 ile Aralık 2020 arasındaki Brexit sonrası geçiş sürecinde Avrupa Mahkemesi kararlarına uymaya devam edilmesi yönünde.

DİĞER KONULAR

İngiltere hükümeti, Brexit sonrasında kabul edilecek herhangi yeni bir AB yasasının Birleşik Krallığın aleyhinde olması halinde söz hakkına sahip olmak istiyor. AB ise böylesi bir düzenlemenin imkansız olduğunu belirtiyor.
İngiltere’nin Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu’ndan (Euratom) ayrılması sonrası atom enerjisi düzenlemelerinin geleceği de görüşmelerin devam ettiği konular arasında.

BREXIT İÇİN ÖNEMLİ TARİHLER

Avrupalı liderler 17-18 Ekim’de Brüksel’de yapılacak zirvede Brexit’i görüşecek. Ayrıca yetkililer, AB ile varılacak Brexit anlaşmasının şekillenmesi için kasım ayında acil bir AB zirvesi daha düzenlenebileceğini ifade ediyor.
13-14 Aralık’ta yapılacak AB liderler zirvesinde ise İngiltere ile AB’nin Brexit anlaşmasına imza atması bekleniyor. İmzalanacak anlaşmanın ocak ayında İngiliz parlamentosunun onayına sunulması ve ardından da 27 AB üyesi ülkenin en az 20’sinin onayını alması gerekiyor.

Süreç beklendiği gibi ilerlerse, İngiltere 29 Mart 2019’da yerel saatle 23.00’da AB’den resmen ayrılmış olacak. İngiltere ile AB arasında 21 ay sürecek bir “geçiş dönemi” başlayacak. Bu dönemde İngiltere’nin Gümrük Birliği ve Tek Pazar üyeliği ile serbest dolaşım gibi AB üyeliğine özgü ayrıcalıkları devam edecek ancak birlik içindeki oy hakkını yitirmiş olacak.

Brexit’i takip eden geçiş döneminin 31 Aralık 2020’de sona ermesi öngörülüyor. İngiltere’nin amacı, bu tarihten önce AB ile bir serbest ticaret anlaşmasına imza atabilmek olarak gösteriliyor.

BREXIT SÜRECİ

İngiltere, 2016 yılının haziran ayında yapılan referandumla yüzde 48’e karşı yüzde 52 oyla AB’den ayrılma kararı almış, 29 Mart 2017’de de Lizbon Anlaşması’nın 50. maddesini işleterek ayrılık sürecini resmen başlatmıştı.
2017 yılının haziran ayında başlayan müzakereler için AB Komisyonu’nun Brexit Başmüzakerecisi Michel Barnier ve İngiltere Brexit Bakanı David Davis başkanlığındaki teknik ekipler görevlendirilmişti.

AB ve İngiltere, Brexit’in ardından iki yıl kadar sürecek bir geçiş süreci konusunda anlaşma sağlandığını açıklamıştı. AB Komisyonu’nun Brexit Başmüzakerecisi Barnier, geçiş sürecinin büyük olasılıkla 31 Aralık 2020’de sona ereceğini, bu geçiş döneminde vatandaşlar ve işletmelerin karşılıklı mevcut haklardan faydalanmaya devam edeceğini, İngiltere’nin bir süreliğine AB’nin Gümrük Birliği, tek pazar ve diğer politikalarından faydalanabileceğini duyurmuştu.

Kaynak: TAK

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.